Yenienerji | Kasım-Aralık 2021 | Sayı: 83

Şekil 3’te görülmektedir. Elektrik güç sistemlerinde meydana gelebilecek ani güç kayıplarının, hatalar ve arızaların giderilebilmesi için koruma koordinasyon şebeke ile selektif olacak şekilde, kısa devre hesaplarında VDE 0102/2002-IEC 909/2001 standardı, koruma koordinasyon simülasyonları ve koruma parametreleri ayar değerlerinin hesaplanmasında IEEE 242-2001 standardı temel alınmalıdır. Bu tipbir sera tesisinin ScadaHMI ekranları üzerinden uzak kumanda kurulumlarının yapılması ve tesisin sağlığının izlenmesi tüm tesisin kolayca işletilebilmesi açısından önerilir. Bu nedenle uzak kumanda, koruma ve haberleşme fonksiyonlarının tamamının sağlanabilmesi için orta gerilim hücrelerinde yeni nesil, esnek ve akıllı cihazlar olan koruma röleleri kullanılabilir. Röleler Scada sistemi ile ihtiyaca uygun biçimde seçilmiş olan haberleşme portları üzerinden IEC61850 haberleşme protokolü veya farklı bir protokol ile haberleştirilebilir. Rüzgâr türbinlerinin durumları, alçak gerilim sistemleri, AC kesintisiz güç kaynağı ve DC redresör sistemleri, dizel jeneratörlerindurumları yapıya göre çeşitli haberleşme protokolları ile sağlanabilir. HMI ekranlarında tüm sistemdeki rölelerden ve ölçüm cihazlarından alınan ölçüm verileri (S, P, Q, V, I, f vs), kesici açık-kapalı pozisyonbilgileri, ayırıcı araba işletme-test pozisyonları, toprak ayırıcıları açık-kapalı pozisyonları izlenebilmekle birlikte ilgili protokol üzerindengönderilen açma veya kapama komutları ile kesiciler de ihtiyaca görepozisyondeğişikliği yapılabilmektedir. Aynı şekilde alçak gerilim ana dağıtım sistemlerinin giriş ve çıkış kesici pozisyonları izlenmekte giriş kesicilerinin açık-kapalı pozisyonları Scada bilgisayarından gönderilecek açma ve kapatma komutlarıyla yönetilebilmektedir. İç ihtiyaç alçak gerilim ana dağıtım panoları yaşanabilecek ani enerji kesintilerine karşı dizel jeneratörler ile otomatik transfer yapabilecek şekilde, ihtiyaca yönelik yük atma senaryoları sisteme entegre edilerek, uygun tasarımlarla sistem sürekliliği sağlanabilir. Enerji yönetimi sisteminde orta gerilimana baralarından tüm giriş ve çıkışların transducerlerinden alınmış olan güç bilgileri işlenerek, üretim ve tüketim miktarlarını izlemekle beraber, rüzgâr hızının, rüzgâr türbinini tam güçte tahrik edemediği durumlarda tesisin iç ihtiyaç güç talebini karşılayacak olan şebekeden çekilen enerjiyi, rüzgârın, türbinleri tam güçte tahrik edebilecek hızlarda esmesiyle beraber, belirlenmiş olan limitler içerisinde tekrar iç ihtiyaç fazlası üretilebilen enerjiyi şebeke yönünde basacak şekilde kurgulanması uygun olacaktır. Tesisin haberleşme altyapısı, sekonder ve işletme topraklamaları, AC kesintisiz güç kaynağı sistemleri, DC redresör sistemleri, dizel jeneratörler, OG ve AG kablo kesit hesapları, kablo taşıma sistemleri tasarımları ve güç transformatörleri için ayrı bir mühendislik çalışması yapılabilir. Sonuç olarak; her geçen gün artmakta olan popülasyonun ve değişmekte olan gıda alışkanlıklarının getirdiği yükü karşılayabilecek, doğaya uygun ve dolayısıyla sürdürülebilir tarım faaliyetleriyle toprağı erozyona uğratmadan, %95 daha az su tüketimi ile gelecek nesillere fayda sağlayarak oluşturulacak olan yeni düzenlemelerin sonucunda sera gazı salımlarını minimize edebilecek metotlar ile tarım faaliyetleri yürütmek günümüzde mümkündür ve uygulamaya koyulabilmektedir. Akıllı mikro şebeke sistemleri ile kendi sürdürülebilir enerji kaynaklarını kullanarak, ürettiği enerjiyi tüketebilen sistemlerin oluşturulması ile tarım faaliyetleri geliştirilebilir. Daha fazla yaygınlaştırılması ve bilinçlendirilmesi gereken tarım uygulayıcılarını cesaretlendirici adımlar atılarak, toplam karbon ayak izinin yıllık %14-30 aralığında olduğu vurgulanan sera gazı salımı yapan geleneksel tarım faaliyetleri yeniden dizayn edilebilir. ùHNඈO <N $NÕúÕ 6RQXoODUÕ ! ùHEHNH YH 5]JkU 7UEඈQOHUඈ dDOÕúPD 'XUXPX 29 yeni enerji • KASIM - ARALIK 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==